1. YAZARLAR

  2. Hüseyin EREN

  3. Aşure Medeniyeti
Hüseyin EREN

Hüseyin EREN

Yazarın Tüm Yazıları >

Aşure Medeniyeti

A+A-

Hızlı dünyanın hız kesmeyen hadiseleri; durmayı, düşünmeyi, dinlemeyi vakit bırakmıyor. Hele o sele kapılınmışsa; ümitsiz akış bir o yana, bir bu yana savurup atıyor.

Sonbaharın en canlı günlerinde yaprakların hışırtısını dinlemek, ufukta güneşin batışını seyretmek, gecede tefekküre dalmak, zikirle coşmak, fikirle zenginleşmek; istemez modern zamanlar.

Avm’lerde dolaşmak, markalara takılmak, kartlara bölünmek, tatillere endekslenmek, kampanyalara çakılmak varken; neymiş tefekkür, neymiş tezekkür, neymiş iç sesini dinlemek, kalbin ritmini bulmak, ruhun hayatına girmek!

Geniş yollar, köprüler, hızlar, hazlar, şöhretler, şehvetler; bir yanda Halep haberleri, bir yanda terör şiddeti. Sıkışan dünya siyaseti, sıklaşan diplomasi, barışa çare olmayan cabalar…

Ekranlarda boy gösteren uzmanlar, analizler, demeçler, çözümlemeler; bugün dünyada kaç çocuk, iç dünyada kaç latife öldü? Ekranlar buna çare oluyor mu, yoksa laf salatası ile ümitsizlik aşı mı pişiriyor?

Parçalanmış zihinler, bölünmüş kalpler, boşaltılmış kavramlarla neyin tartışması, neyin müzakeresi olacak? Olsa olsa münakaşa olur; reytinglerin istediği de bu değil mi? şimdi reklamlar!

Yer bir sarsılıversin deprem uzmanlarıyla doluyor ekranlar; onları saatlerce dinlemek neyi değiştiriyor? Suriye kaç şiddetin bir sosyal deprem yaşıyor; keza Irak, keza Filistin? Bu fayları kim ateşliyor? Maskeli balo oynanıyor Doğunun Ortasında, Asya’nın, Afrika’nın orasında burasında!

Bunca ateş, bunca sarsıntının içinde umut ışığı yok mu? Farzları yapan, Kebireleri işlemeyen kurtulur diyor asrın tabibi.

İmanla ölmek en büyük mesele, bundan büyük gündem mi olur? Sonunda sonsuz saadet var çünkü; “an” ın adı mı olur?

Kırmızı kitapları çayla beraber içmek, içselleştirmek ve o içle yürümek yeryüzünde. Bunun için kaç demlik çay içilse yeridir?

İnsan olmayan bir beşer demiş; “İslam sorunlu bir din”

Mevla’nın deyişiyle “lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye?”

Hakikate Fransız bu adama nasıl cevap verilmeli? Nutuklar, sloganlar, tehditlerle mi, ilmi açıklamalarla mı? Susulmaz elbet.

En keskin ve teskin edici cevap; Kur’an ve sünneti yaşayarak göstermek değil mi? Halimizle; evimizde, mahallemizde, şehrimizde, ülkemizde, dünyada… Dünyalara İslam başka nasıl taşınır?

Dünya kalp krizi geçiriyor; kalpten kopuk, hızlarla, hazlarla oyalanan aklın haberi var mı?

Ve biliyor mu şifası “Aşure” medeniyetinde olduğunu?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.