1. YAZARLAR

  2. Dursun SİVRİ

  3. Aşk ve Nur üzerine
Dursun SİVRİ

Dursun SİVRİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Aşk ve Nur üzerine

A+A-

Mevlânâ ve Şems-i Tebrizi’nin aşk üzerine sohbetleri, muhabbetleri ve halvetleri üzerine yazılmış iki kitap okudum. Geçen haftaki yazımda bahsetmiştim. Çok etkilendim ve istifade ettim. Biraz da sarsıldım diyebilirim.

Kalbimin kasavetinden olsa gerek aşk meselesini anlamamak, hayatı da tam anlayamamak olduğunun farkına vardım. Cehaletimin ikrarı “boşuna yaşamışsın yarım asırdır” diyenler olabilir. Doğrudur.

Kimileri hayatın anlamını anlayarak yaşar kimileri de canlılığını devam ettirir.
Kimileri hayatı tam yaşar kimileri hayatta kalmayı başarır. Hayatı aşkı anlamış olarak yaşayanlar nitelikli yaşayanlardır. Ne kadar değil nasıl yaşandığı önemli nitelikli hayat için.

Hayatı ıskalamadan yaşamanın sırlarını aramak esastır.
Kimin ne kadar anladığını anlamak zordur aşk ve nurun.
Aşk ile nur ne âlâka? Işık ile nur aynı şey mi? Hayır. Işık nura eşit değildir.
Nur’un yalnız bir cüz’üdür ışık.
Nur, nurlu, nurlanmış, nurla irtibatlı her ne olursa olsun cemaldir güzelliktir.
Güzelliklerin görülmesi ve parlaması nurlanmasındandır.

Nuraniliğin tezahürü esma tecellisi veya esmaya mazhar olmadır.
Esma’-ül Hüsna, Cenab-ı Allah’ın güzel isimlerinin tecelli ettiği her nesne nurani özellik ve güzelliktir.
Aşkın sebebi olan maşuktaki güzelliklerdir. Yani mazhar olduğu esma’ül hüsnadan tecellilerdir.
Bilinen ne kadar güzel isim, sıfat ve kavram varsa hepsi tecellidir.

“Sünnet-i seniyyenin hiçbir meselesi yoktur ki altında bir nur bulunmasın.”
Sünnet, söz, fiil ve hâldir. Fiil ve hareket nasıl nur olur?
Eser, fiil, isim, sıfat ve zat sürecinin son durağı O’na varmaktır. Veya O’nu bulmaktır.
Fiil, davranış nasıl nuraniyet kesbeder?
Sünnet üzere fiil ve davranışın ortaya çıkardığı eser muhatabını mest eder. Muhatabı mest eden fiilin sahibinin yaydığı nurdandır.
Eğer bir insan sünnete uygun bir hayat sürdürürse her hâl etvarı nur saçar. Sanki içinde flouresan lamba yanıyordur.

İçinde flouresan lamba yanan insanlar daha bir çok güzellikleri de gösterir. Çünkü insan ism-i âzâma mazhar nakş-ı âzamdır. O nakış içindeki iman elektriğinin yaktığı flouresan lamba ile üzerindeki nakışlar okunur. Güzel ahlâk olarak tezahür eder.
Onun için güzel ahlâk sahibi insanlar herkes tarafından sevilir.
Bu sevgi bazen o kadar ileri geçer ki, aşk derecesine çıkar.

Nereden geldik buraya?
Aşk ve nur münasebetinden.
Nur ışıktan çok daha öte bir şeydir demiştik. Aşk güzelliğe perestiş etmektir.
Güzelliğin kaynağı nurdur. Nurun kaynağı da esma’ül hüsnadan “nur” ismi ve diğer isimlerdir.

Elektrik bir elektronik cihaz için elektrik ne ise iman da insan için aynı denilebilir.
Elektrik akımının ışık enerjisi bir de manyetik enerji gibi bir tezahürü vardır. Bu enerji atomun elektronlarının atomdan atoma geçişinde ortaya çıkar.
Adetullah kanununa göre, içinden elektrik akımı geçen tel etrafında manyetik bir alan meydana gelir. Bobin olduğu zaman manyetik alan daha güçlü olur. Mıknatıslık özelliği demektir.
İşte elektrik akımın manyetik özelliğinden faydalanarak tüm elektrik ve elektronik cihazlar yapılmaktadır.

Bilişim teknolojileri ve iletişim sistemleri elektrik akımının manyetik etkisinden faydalanarak yapılmaktadır. Elektrik  akımının bir de ışık etkisi vardır. Edison’un icadı elektrik akınından ışık elde eden ampülü keşfetmesidir.

Bilindiği gibi gözle görülmeyen ışınlar da var. O da nurun bir versiyonudur. Işığın yayılma dalga boyuna göre gözün görebildiği bant dışında çok değişik dalga boyunda ışık var.
Işığın mahiyeti de nurun mahiyeti de üç boyutlu uzay içinde ölçülebilen bir değişken değildir. Yansımasından etkilenen başka değişkenlerle derecesi ölçülebilir. İzafidir.
Nur ve nuraniyatın derecesi de ölçülmez. Şiddeti kaynağın içindedir. Kaynak şuurlu ise hisseder.

Aşk da nur gibidir. Şiddeti ve derecesi hariçten ölçülemez. Sahibini yakar. Yakma derecesini ölçen termometre de henüz icad edilmiş değildir. Derecesini aşkı bilen anlayan üst hayat mertebesindekilerin hissedebilirler. O makamların mahiyetini bilemediğimiz için his derecelerini de bilemiyoruz.

Aşıkın hâl ve etvarından, davranışlarına yansıyanlardan bir kanaat hasıl olabilir. Ama itibar edilebilecek, derecesi şu kadardır denilebilecek bir ölçme değildir. Kimisi deli olarak bilinir kimisi veli…
Velilik derecesini ne ile ölçebiliriz? Ancak Allah bilir.

Aşk ve nur arasındaki münasebet nedir diye yola çıktık. İşin içinden yine çıkamadık.
Evet, bu aşk meselesinin bizi aşan bir mesele olduğunu itiraf ederek bitirelim.
Bizim aciz kalmamız meselenin basit olmadığını büyük ve mühim olduğunu ifade eder.
Zir şu kâinatın sebeb-i vücududur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
4 Yorum