Anneme hitap

Anne bugün sensiz ilk anneler günüm ve sen gittin gideli bana her gün anneler günü…

Har gün seninleyim……………..

Bugün Mehmed Polatdemir Ağabey; Üstadımın, annesi için yazdığı yeri okudu Risale-i Nur’dan..

Seksen bin zâtlardan ders aldım hepsinden tesirlisi anamdan bir yaşımda aldığım derstir diyor Üstadım…

Düşündüm anne ben senden ne ders almıştım???

Dolmuşta fark ettim anne senden ne ders aldığımı…

Arka beşlide oturmuş idim herkes yerine yerleşmiş gayet rahat oturuyordu bende çıkıntı kalmıştım aralarında ayakta olsam daha rahat olurdum. Sırf onların yeri geniş olsun için kendimi ufacık iliştirmiştim oracığa. Herkes rahatça oturuyordu ve iki yanımdaki hanımlar ben azcık rahat edeyim diye kendilerini toparlamak ihtiyacı hissetmiyorlardı. Evet anne bu dersi senden almıştım: “Kimseyi rahatsız etmemek… Kendi rahatını asla düşünmemek ve kendi rahatı için yanındakine azcık ileri gitsen dememek…”

Allah senden razı olsun anne. İnşallah Rabbimin huzuruna kul hakkı ile gelmemek için harika bir ahlak……

Yine de sen gibi olamıyorum anne….

Dünya ile ilişkin ne güzeldi senin. Asla bir talebin olmadı dünyadan. Asla daha iyisini istemedin. Benim de buna hakkım var demedin anne.

Bir gün olsun “yoruldum” demedin. Geceleri uyumadan mutfakta çalışırdın. Hiçbir zaman bir yorgunluk kahvesi içtiğine şahit olmadım. Oturayım da bir bardak çay içeyim demedin hiçbir zaman.

Yemeği her zaman bizden sonra yerdin… Artarsa yerim derdin anne… Artarsa yerim………………

Ahh anne ben sen gibi olamadım……….

Dünya çok canımı yaktı. Onu istediğimde de onu terk ettiğimde de.

Dünya nasıl bir şey anne?

Yapışsan yakıyor terk etsen yine yakıyor…………

Sen gibi olmaya çalıştım anne suret olarak seni taklide çalıştım yapamadım anne.

Babamın imkanları varken bile ben de güneş gören manzaralı bir evde yaşayabilirim demedin hiç. Asla babamdan dünyalık bir şey isteğin olmadı… Hatta sana rağmen eskiyen eşyaları senin arzuna muhalefet ederek değiştirdik. Pişman da olduk sonra. O kocaman masamız var ya hani akrabaların “ölülerin yıkandığı masa gibi” dedikleri masa … Ne çok arıyorum onu şimdi yetmiyor kitaplarıma bu küçük masa…

Anne sen olmaya çalıştım ama olamadım anne…

Dünyayı istesem olmadı istemedim o da olmadı…

Numara yapmaktan sıkıldım. Senmişim numarası yapamıyorum artık anne.

Mağlub oldum anne.

Bugün kabristana geldik sana ulaşamadık çok kalabalıktı ve senin kabrine gelecek vasıta bulamadık anne.

Kabre girince dedim “Selamun aleykum ehlel kubur. Biz de size katılacağız, yalvarırım dua edin bu dünyanın pasına kirine daha fazla bulanmadan bir an önce gelelim biz de…”

Ahh anne…

Sen gibi değilim ben. Mağlub oldum dünyaya. Uzak durayım dedim. Dünya öyle bir şey ki yaklaşsan yakıyor uzaklaşsan yakıyor.

Sen gibi olamadım…

Sen gibi de ölemem mi?

Yapamıyorum anne. Muhataplarım rahat etsin de ben ıstıraplar içinde kalayım tarzında yaşayamıyorum artık. Sen nasıl yapmıştın anne?

Gözümün önünde yaptın ama nasıl yaptın?

Seninle karşına geçip dalga geçen insanlara bir dik bakış bile fırlatmadın. Elinde büyüyen insanlar seni aramadılar da sen “Olsun kızım işleri vardır kızım” dedin

Hani yaşlı bir akrabamız sana sen ona hizmetkar olduğun bir zamanda hakaretler etti. Ben dayanamadım fırladım karşısına. Sen ne dedin anne “Olsun kızım yaşlıdır kızım söylesin kızım………”

Her zaman her haksızın bir mazereti vardır dedin… Hiç hak aramadın hiç hakkını talep etmedin…

Nasıl bir ahlak nasıl bir sabır nasıl bir müsamaha…

Yapamadım anne…

Yapamıyorum…

Kızıyorum, öfkeleniyorum. Sen öfke nedir bilmezdin. Zalime bile zalim dediğini işitmedim. Kimsenin arkasından en ufak bir söz etmedin anne. Nasıl yaptın anne?

Nasıl oluyor da her zaman muhatabının haksızlığı için bir mazeret buluyor idin?

Ahh anne rahat idin. Hiçbir beklentisi olmamanın rahatlığı idi sendeki….

Bense kendime zulmettim…..

Her zaman daha fazlası yok mu daha iyisi yok mu cenderelerinde boğuldum anne….

Görünüşte sana benziyorum fakat ahlakım sen gibi değil anne… Sana yetişmek senin güzel ahlakını yaşamak gücümün fevkinde anlıyorum.

Mağlub oldum anne…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum