1. YAZARLAR

  2. Emrullah BEYTAR

  3. Anadil veya kaderin mührü
Emrullah BEYTAR

Emrullah BEYTAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Anadil veya kaderin mührü

A+A-

Türkiye kendi sorunlarıyla yüzleşerek bu sorunların çözümüne yönelik adımlar atmalıdır. Said-i Nursi’nin ikinci meşrutiyet döneminde söylediği “eski hal muhal, ya yeni hal ya da izmihlal” sözü bugün karşımızda bir realite olarak durmaktadır. Gerek Türkiye deki iç dinamiklerin önemli bir kısmı ve gerekse de uluslar arası dinamikler Türkiye’nin yeni hale uygun hareket etmesini istemektedir. Bu yeni halden kasıt; Türkiye’nin bütün siyasi mekanizmalarını evrensel demokrasinin ölçüleriyle modernize etmesi olarak anlaşılmalıdır. Bu modernizenin yapılabilmesi için atılması gereken ilk adım ‘ama’sız ve yamasız yeni bir toplumsal sözleşmenin yapılması olacaktır. İdeolojisiz ve dayatmacı olmayan yeni bir toplumsal sözleşme Türkiye’yi ve Türkiye toplumunun geleceğini riske etmekten kurtaracaktır.

Aydınlıktan Yarasalar Korkar

Said-i Nursi “insanda kaderin sikkesi (mührü) lisandır” der ve “milli duyguların parıltısı, edebi ürünlerin ağacı, eğitim ve öğretime hayat veren su, olgunlaşmamızın ve kıymetimizin ölçüsü, herkesin vicdanına karşı menfez (pencere) açan ışın demeti” olarak nitelendirir anadili…
Türkiye toplumunda birçok anadil olmasına rağmen resmi ideolojinin inkarcı paradigmasının bir gereği olarak Türkçe dışındaki dillere kısıtlayıcı dil yasaları getirilerek bu insanların kaderlerine müdahale edilmiştir. Türkiye’nin yapması gereken ilk iş, kısıtlayıcı dil yasalarını tamamen kaldırarak bireylerin ve grupların kendi anadillerini rahatlıkla öğrenebilmesini sağlayıcı yasalar çıkartmak olmalıdır. Yeni toplumsal sözleşme aynı zamanda bütün dillerin teminatı niteliğinde olmalıdır. Yeni toplumsal sözleşme karanlığı değil aydınlığı amaçlayarak bireyi özne yapmalıdır. Aydınlığı kendine amaç yapmış bir toplumsal sözleşmede vicdanı bozulmamış her birey ve grup memnun kalır ve bu sözleşmeyi benimser, sahiplenir.

Anadil Eğitimi Nasıl Olmalıdır?

Ana dilleri “Türkçe” olmayan çocukların okuduğu okullarda çift dilli eğitim yapılmalıdır. Bu, kendi evlerinde iletişim dili olarak Kürtçe, Arapça, Ermenice, Çerkezce gibi dilleri kullanan çocukların, okulda da bu dilleri kullanabilmeleri anlamını taşımaktadır. Bunun yanı sıra Türkçe de, yabancı dil öğretim metodları kullanılarak öğretilmelidir.
Her okul öğretim yılı başlangıcında ya da daha önceden okul idareleri aracılığıyla velilere iki dilli eğitim isteyip istemediklerini sorabilirler ve talepleri il idaresine gönderirler. Öğrenciler birinci sınıftan itibaren temel dersleri kendi anadillerinden alırlar ve aynı zamanda birinci sınıftan itibaren resmi dil olan Türkçe’yi de öğrenirler.
Böylesi bir uygulamanın yararı, etnik bir kategorizeye gidilmeden, halkın genelini etnik kriterlerle ele almadan, etnik orantılama sistemine gerek kalmadan, gereksinimlere yönelik bir uygulamanın devlet eliyle başlatılmış olmasıdır. Bizzat aileler çocukları için ne istediklerine karar vereceklerdir.

Böyle bir uygulamanın en olumsuz tarafı muhtemelen ailelerin azınlıkta olduğu yerlerde kendilerini baskı altında hissedeceklerdir. Ancak bu durumları kontrol altına alabilmek için okul-aile birlikleri daha da güçlendirilebilir.
Herhangi bir okul müdürü ya da yönetimi ailelerin isteğine rağmen iki dilli eğitim vermekten kaçındığında, mağdur ailelerin Anayasa mahkemesine dava açmasına olanak tanımalı ve hukuk devletine yaraşır bir şekilde davayı sürdürerek davayı kazanabilmelidir. Böylesi bir hızlı yargılama süreci başlatıldığında “baskın” olma fenomeni soncunda ortaya çıkacak problemler yaşanmayacaktır. Çünkü Kürt ailelerin örneğin Muş’ta anadilinde eğitim şansları ne ise Manisa ve İzmir’de aynı olacaktır.
Eğitim bakanlığı iki dilli eğitim verecek öğretmenlerin yetiştirilmesini üstlenmelidir. Kurul Kürtçe, Arapça, Ermenice, Çerkezce vb dillerde gerekli yetişmiş personeli bünyesinde bulundurmalıdır.
Eski hal muhal ya yeni hal, ya da izmihlal…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum