1. YAZARLAR

  2. Muhammed OLGU

  3. Amiş toplumu bize ne söylüyor?
Muhammed OLGU

Muhammed OLGU

Yazarın Tüm Yazıları >

Amiş toplumu bize ne söylüyor?

A+A-

Modern hayata karşı steril bir alan oluşturmak: Amiş toplumu bize ne söylüyor?

Modern hayat bizi çepeçevre sarmış durumda. Medeniyetin sunduğu her türlü nimete ve nikmete kapımız açık durumda. Modern hayat karşısında çok çaresiz durumdayız çoğunlukla. Yeni nesilleri, bu hayatın aldatıcı fantaziyelerinden kurtaramayanların, bu modern zincirleri kıramayanların çoğunlukla modern hayatın kuşatıcılığını kendi meşruiyetleri için bir araç olarak kullandıklarına şahit oluyoruz. Tüm insanların bizim ile aynı durumda olması bizim durumumuza meşruiyet kazandırır mı? Herkesin
Özellikle çocuk yetiştirme konusunda, kendi evladını koruyabilme konusunda modernizmin yanlışlarına gönüllü teslim olanların kendi durumlarını haklı çıkarmak için zamandan, devirden dem vurdukları görülüyor. Bu devir çocuklarının farklı olduğunu, hakimiyet kabul etmediklerini, çocukları bile ikna mecburiyeti olduğunu iddia eden çok analizleri hem okumuşuzdur hem de dinlemişizdir. Bu tarz analizler modern hayatın etkin tarafına vurgu yapan ayağı yere sağlam basan doğru analizler midir yoksa bir acziyetin, bir teslimiyetin ve bir inkıyadın işareti midir?

Bu sorulara cevap vermek için Amiş toplumunu incelemek faydalı olabilir.
Amiş toplumu, ABD'nin Pensilvanya, Indiana ve Ohio Eyaletler'inde yaygın olarak yaşayan ve sayıları 180.000’i bulan, oldukça dinine bağlı bir Hristiyan mezhebidir. 18. ve 19. yüzyılda Almanya, Fransa ve İsviçre'den gelen göçmenler tarafından kurulmuştur. Amişler basit bir yaşama inanırlar, otomobil, telefon, elektrik gibi modern yaşamın kolaylıklarını kullanmaktan sakınırlar.

Bu insanlar devlete vergi verirler ama devletin hiçbir imkânından yararlanmazlar. Örneğin devletin okullarına çocuklarını göndermezler. Amiş çocuklar 8. sınıfta devlet okullarından alınarak evde eğitim görmeye başlarlar. Dışardan sınavlara girerler. Oldukça iyi bir eğitim verildiğinden Amiş çocuklar dışardan rahatlıkla ortaokul ya da lise diploması alabiliyorlar. Üniversiteye gitmek ise komiteden ayrılmanın işaretidir. Çok iyi üniversiteleri kazanabiliyorlar Amiş gençler ama bu üniversiteye gittiklerinde toplumdan ayrılmış kabul ediliyorlar. Bir daha geri dönmeleri de anladığım kadarıyla pek mümkün olmuyor.

Ama üniversite kapalı toplumun dışı olduğundan üniversiteye gitme kararı alan Amiş toplumun dışına çıkıyor. Artık Amiş diye nitelendirilmiyor. Her türlü akrabalık bağı devam ediyor ama Amişlerin arasına girmesi ve ritüellerine katılması mümkün olmuyor. Amiş inancından olanların başka mezhep ya da dinden biriyle evlenmesine izin verilmiyor.. (1)

Özellikle Pensilvanya’da Lancaster kentinde yaygın bir şekilde yaşarlar. Evleri diğer Amerikalılar ile içiçedir. Müstakil ve genelde iki katlı evlerde otururlar.
Kalabalık bir aile şeklinde yaşarlar. Çok çocuklu aile yapıları vardır ve 7 çocuk yapma şeklinde bir gelenekleri olduğu iddia ediliyor. Lancaster’de gezdiğimiz Amiş Köyünde bize rehberlik yapan beyefendinin söylediğine göre bu çok çocuklu aile yapısı nedeniyle nüfusları her 20 yılda bir, iki katına çıkıyor.

Erkekleri özel kıyafet giydikleri gibi bayanları da özel ve kapalı bir kıyafet giyiyorlar. Bayanların pantolon giymesi ya da açık saçık giyinmesine izin verilmiyor. Bayanlar topuklarına kadar kapalı giyiniyorlar. Kafalarına da kep benzeri bir şey takıyorlar. Erkekler ise şapka takıyorlar. Giydikleri her şeyin olabildiğince basit ve elde üretilen şeylerden olmasına dikkat ediyorlar. Genelde kendi üretimleri olan giysileri giyiyorlar. Ayakkabıyı ise büyük bir oranda dışardan alıyorlar.

Amişler fotoğraf çekilmesine karşılar. Fotoğraf çektiğinizde size tepki gösteriyorlar. Çünkü kendi mezheplerine göre İncil’deki bazı ifadelerin görüntüyü ve resmi yasakladığını düşünüyorlar.
Kendi inançlarına saygı duyduğunuz oranda size nazik davranıyorlar. Ama kimse ile pek konuşmuyorlar.
Araba kullanılmasına karşı oldukları gibi bisiklet kullanılmasına da karşılar. Yolculuğa belirli şartlar çerçevesinde ve toplu olarak çıkılma kaydıyla izin verilebiliyor.
Beni en çok şaşırtan yönlerinden biri ise bankalarda zorunlu durumlar için para tutmalarına rağmen faiz almayı reddetmeleridir. Çünkü, Amiş inancına göre faiz, haksız bir kazançtır. Haksız olan kazanç ise kendilerini mutlu etmeyecektir. Bundan dolayı faiz almıyorlar.

Her şeyin doğal olanını tercih ediyorlar. Birçok gıdayı kendileri üretiyorlar. Hayvansal ve bitkisel gıdaları çoğunlukla her açıdan doğal.
Doktora gitmeyi de zorunlu olmadıkça istemiyorlar. Çok acil durumlarda doktora gittiklerinde masraflarını Amiş cemaati kendi aralarında para toplayarak karşılıyorlar. Çünkü Amişlerin sağlık sigortaları yok. İlaç kullanımından özellikle kaçınıyorlar.
Evlerinde mum ışığında yaşıyorlar. Bazı elektronik aletleri kullansalar da bunlar minimum düzeyde oluyor. Zaruret olduğu zaman buzdolabı, çamaşır makinesi gibi elektronik aletlerin kullanılmasına izin veriyorlar.

Teknolojinin dünyamızı kirlettiği ve insanların mutsuzluğunu artırdığına inanıyorlar. Bundan dolayı teknolojiden uzak duruyorlar. Cep telefonu kullanmıyorlar. İnternet kullanmıyorlar. Televizyon izlemiyorlar. Buna rağmen gayet mutlu ve mesut yaşıyorlar.

20 yaşına geldiklerinde her Amişliye seçme hakkı tanıyorlar. İsteyen bu yaşta Amiş toplumunun dışına çıkabilir. İsteyen ise tamamen kendi isteği ile Amiş toplumuna katılıyor. Bunun için bir tören yapıyorlar ve bağlılık yemini ediyorlar.
Bu toplum, kapalı bir cemaatin tüm özelliklerine sahip. Birbirlerine sahip çıkıyorlar. Birbirleri ile müfritane irtibatları var. Başka eyaletlerdeki Amişlerle ise bir gazete aracılığıyla haberleşiyorlar. Bu gazete tamamen Amişlerin iletişim aracı olarak kullanılıyor. Ölenleri, doğanları, evlenenleri bu gazetede yayımlıyorlar.
Amişler modern hayatın cazibesinden, kuşatılmışlığından ve yutucu özelliğinden kendilerini 3 asırdır koruyorlar. Bunu yaparken tamamen dini inanışlarını temel eksen olarak alıyorlar.

Hırslarını törpülüyorlar ve maişetlerini emek eksenli işler ile sürdürüyorlar. Hayatın bozulmuşluklarına, yozlaşmışlıklarına, çirkefliklerine bulaşıp da “kahrolsun ki hanede evlad-ı iyal var” diye bahane ileri sürmüyorlar. 

Amişlerden alınacak çok dersler var. Bozulmuş, tahrif olmuş bir dine samimiyetle bağlı olan bir topluluk, medeniyetin tüm cazibelerine karşı kendi benliğini koruyabiliyor ve kendi nefislerini dizginleyebiliyor.
Siyaset gibi bir dertleri yok. Devlet makamlarında çalışmayı red ediyorlar. Askerlik yapmıyorlar. Silahın her türlüsüne karşılar. Devleti ele geçirmek, siyasal erkleri kontrol altına almak gibi hırsları yok.

Amiş toplumu modernizme karşı kendi inançları çerçevesinde oldukça başarılı bir savaşım veriyor. Bu devirde yaşamalarına rağmen, kendi inançlarını, geleneklerini, yaşam şekillerini büyük bir oranda koruyorlar.
Teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği bir çağda hayatın yalın ve sade halini yaşamaya devam ediyorlar.

Amişler bize, akan nehire karşı durulabileceğini gösteriyorlar. Bizce tahrif olmuş bir dine inanmalarına rağmen, inançlarındaki samimiyetleri Amerika’nın ortasında bile bariz bir şekilde görülüyor.
Amişler, modern hayatın tahterevallisinde kaybolmanın karşı konulmaz bir kural olmadığını gösteriyorlar.

1) Sakal kesen Amişler“Suçsuzuz” dedi / BBC Türkçe.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum