Allahtan ümit kesilmez

Ümitvarız  “Lâ taknetûminrahmetillâh... / ALLAH'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin…” (Zümer Suresi,53) Buyuruyor Yüce Allah! Evet, bu İlahi bir emirdir. Onu için bir mü’minhiçbir zaman Allahtan ümidini kesmez ve kesmemeli. Her zaman ümitvar olmalı mü’min. Çünkü ümittir, “insanı canlandıran ve insana hayat veren. Yeis ise ulaşılması gereken bütün hedeflereengelidir.” “Ümitle yola çıkan ulaşır mahall-i maksuda.” Ümitle kazanılmış bütün zaferler. Ümitle elde edilmiş bütün başarılar.Ümit değil midir Müslüman kardeşleri adeta eli kolu bağlı silahsız mücadeleye baş koyduran!

Ümittir karıncayı Hz.İbrahim’i yakmak isteyen Nemrud’un yaktığı ateşi söndürmeye koşturan!

Evet; Nemrut, Hz. İbrahim’in yakılması emrini verdikten sonra meydanın ortasına, odunlardan çok büyük bir yığın yapılmasını istemiş. Odunlar yanmaya başladıktan sonra alevler o kadar yükselmiş ki, oradaki insanlar adeta bulutların tutuşacağını sanmış. Bütün hayvanlar korkup kaçmış. Kralın askerlerine verilen emir, Hz. İbrahim’in mancınıkla ateşin tam ortasına atmakmış. Bunu yapmalarının nedeni, herkesin bu olaydan ders alıp Nemrut’un ne kadar güçlü bir kral olduğunu anlamasıymış. Ve bir daha kimsenin, İbrahim (a.s) gibi, ona karşı gelmeye cesaret etmeyi aklından bile geçirmemesini sağlamakmış.
Bu sırada bir karınca da ağzında küçücük bir damla suyla koşa koşa ateşe doğru gidiyormuş. Hem de boyu göklere varan cehennem ateşine doğru!..

Başka bir karınca, onun bu telaşını görünce hemen yanına yaklaşıp dayanamayarak sormuş: “Hayrola, nereye böyle, ne bu acelen?” Ağzında bir damla su taşıyan karınca, o bir damlayı ellerinin arasına alıp, “Duymadın mı?” demiş. “Nemrut, İbrahim (a.s)’i ateşte yakacakmış.”

Bu yüzden, ben de ateşin olduğu yere ateşi söndürmek için su taşıyorum. Bu sözleri duyan karınca, kendini tutamayarak kahkahalarla gülmeye başlamış. “Sen şu ateşe yüzünü dönüp hiç bakmadın mı?” diye sormuş.“ Senin bir damla suyun ona ne yapabilir ki?” Su taşıyan karınca, kendinden gayet emin bir şekilde “olsun” demiş. “Hiç olmazsa o yolda ölürüm”…

Mısırdaki kardeşlerimiz cesur, fedakâr ve kahramanca verdikleri mücadeleyle İslam Âlemindeki parçalanmışlığın, dağınıklığın, şaşkınlığın meydana getirmiş olduğu bu yaranın tedavisine vesile olurlar inşallah!

Bu mücadele bir paratoner olur, İslam Âlemindeki şimşekleri ve tehlikeleri üzerine çekip bütün şer odakların ve şer güçlerin oyunlarını bozarak dünya kamuoyu önünde utandırır. Çünkü bu kardeşlerimizin imanlarından aldıkları güçle dayanılmaz hale getirilen fıtri cesaretleri, İslam Âlemi üzerinde oynanan oyunları bozarak bertaraf eder. O kara bulutları dağıtıp, yerine rahmet yüklü bulutların gelmesine, maddi ve manevi yağmurların yağmasına vesile olur. Böylece dünya Müslümanlarının yüzünü de güldürmüş olurlar.

“Şefkatli bir tavuğun ve hamiyetli bir keçinin gösterdiği ıztırarî cesareti, kahramanlığı ve yiğitliği; demir gülledeki su gibi zulmün bürudetli husumet-i kâfiranesine” karşı Mısırlı kardeşlerimiz dayanarak, onların kin ve nefret zincirlerini kırar; küfür karanlıklarını dağıtır. İnşallah

Evet, ümidimizi kesmiyoruz; çünkü “İslam’ın inkişafını boğan şark husumeti zail oldu ve olmalı, Garb husumeti İslam’ın ittihadına, uhuvvetine ve inkişafına en müessir sebep” olacaktır.

Evet, ümitvarız, ümitvar olmalıyız! “Şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür seda İslam’ın Sedası olacaktır.! Evet, İslam Âlemindeki musibetler, geçmişte işlenen ve halen işlenmeye devam eden hatalarımızın ve cinayetlerimizin sonu ve mükâfatların başlangıcı” olur! İnşallah

İslam Âlemindeki olumlu gelişmeler bazılarını rahatsız etmeye başladı. Evet, rahatsız olmaları normaldir. Çünkü iyileşmeye yüz tutan bir yara karıncalanmaya ve kaşınmaya başlar. Olumsuz gibi görünen bu hadislerin arka planında Mısırlı kardeşlerimizin şahsında bütün Müslümanlarınimanlarının mahiyetinde bulunan harikulade cesaret, yiğitlik ve izzetleri bütün dünya tarafından takdirle karşılanacak, İslam kardeşliğinin uyanmasınavesile olacaklar.İnşallah..

Yazımı şu satırlarla bitirmek istiyorum:

“Her şeyimi bir yangında kaybettim” Artık ne yapabilirim diyen birine? Bilge bir zat “bende sandım ki sen ümidini kaybetmişsin. Ümit ile her şeyi yeniden kazanabilirsin ama kork ki ümidin giderse asıl o zaman bitersin” demiştir.

Rahim olan Yüce Allah:
“Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.” (Yusuf, 87) buyuruyor.

Bediüzzaman:
“Yeis, manî-i her-kemaldir”…(Ümitsizlik, her kemal ve ilerlemenin engelidir.) “Neme lâzım, başkası düşünsün” istibdadın yadigârıdır.”
“Bir gün olur elbette doğar şems-i hakikat
Hiç böyle müebbet mi kalır zulmet-i âlem.”
Elbette bir gün hakikat güneşi doğacak ve İslam Âlemindeki bütün bu karanlıkları dağıtacak.Bu karanlık böyle ebede kadar devam eder mi hiç!...Diyor…
Cenab-ı Hak,  en kısa zamanda mazlum ve masumları, zalimlerin zulmünden kurtarsın. Zulme uğrayan kardeşlerimize sabır, kolaylıklar ve muvaffakiyetler ihsan eylesin.  Âmîn.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.