Allah’ın yasaları mı, yoksa insanların yaptığı değişken yasalar mı?

Son günlerde Ergenekon soruşturması kapsamı alanına girip de canı yanan, üstelik çağdaş ve laik olduklarını iddia eden bazı insanlar, hedef saptırmak için dini cemaatlere saldırılarını iyiden iyiye artırmış bulunuyorlar.

Toplumumuzun vazgeçilmez ve yok edilmesi imkânsız bir gerçeği olan cemaatlerin, insanları disipline ederek ve eğiterek topluma büyük katkılar sağladığını kimse inkâr edemez. Ama bütün bunları inatla görmezden gelenler var. Gerekçeleri de; “Maalesef saptırılmış” demekten ibaret. Dinini özgürce yaşamak isteyenlerin önüne set olmaktan başka bir işlevi olmayan bu çağdaş ve laiklerin, “Maalesef saptırılmamış.” neleri kaldı acaba?

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Başkanı Türkan Saylan bir yandan; “Tanrı’nın yaptığı yasalara değil, insanların yaptığı değişken yasalara tabiyiz.” derken, diğer yandan da; “Dinler insanlara dürüst olmayı, namuslu olmayı öğretiyor.” diyerek, tabi olmaktan kaçındığı yasalardaki “dürüstlük” ve “namusluluğu” ne ile izah edebilecektir?

Hak ve hukuku, adalet ve eşitliği, insanca yaşamayı, hatta çağdaş yaşamı -Türkan Saylan’ın anladığı gibi değil- emreden ve yasalaştıran Allah’tır. Bu yasalar, elbette değişmez.

Türkan Saylan’ın; “İnsanların yaptığı değişken yasalara tabiyiz. Bütün bunları içselleştirmiş savcılara, avukatlara gerek duyuyoruz.” sözlerinden de sürekli değişen, eğilip bükülen, zengin ve güçlülere göre renk değiştiren, zayıfları ve fakirleri ezip yok eden yasaları mı anlamak gerekiyor?

Allah mutlak âdildir. Yasaları ilk insandan bu yana kesin ve geçerli olan yasalardır. Tâbi olanlar hem dünyada hem de ahirette rahat eder. Allah’ın yasalarına tâbi olmayanlar da dünyadaki rahatsızlıklarının acısını, yasalara uyan dindarlardan çıkarırlar. Hem kendileri saparlar, hem de inananları saptırmaktan vazgeçmezler. Üstelik bir de; “Maalesef saptırılmış.” diyerek hiç üzerlerine alınmazlar. Ali Kalkancı, Fadime Şahin ve Müslüm Gündüz gibilerin ve bunları piyasaya sürenlerin kulakları çınlasın.

Özetle; kainat Allah’ın bir emridir. İnsan, insanın ruhu, duyguları, hava, su ve oksijen, yaratılmış ne varsa Allah’ın emridir. İnsan ister istemez bu emirlere uyuyor. Çünkü uymazsa, yaşama şansı yok. Allah’ın Kur’an ve Peygamberi ile bildirdiği emirlerine uymayan insanların dünyada huzur bulma şansları olmadığı gibi, ahirette de Cehennem emrine uymama şansları olmayacaktır.

[email protected]

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.