1. YAZARLAR

  2. Mustafa ORAL

  3. Allah’ım Neydi Günahım?
Mustafa ORAL

Mustafa ORAL

Yazarın Tüm Yazıları >

Allah’ım Neydi Günahım?

A+A-

Bu şarkıyı söyleyen Kayahan kısa bir süre önce dünyadan göçüp gitti. Artık Rabbinin huzurunda. Günahlarından tövbe ettiyse kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olacak. Kayahan bu şarkıyla uzun yıllar hatırlanacak. Hatırladıkça bizi günahlarımızdan tövbe etmeye çağıracak. Günahın hikmetini bir daha sorgulatacak.

Kayahan böyle mi düşünürdü bilemem ama bana kalırsa günah insanın Rabbini yok saymasıdır. Rabbinin manasız, gereksiz hatta yanlış yaptığını ve yarattığını imadır. Kibirdir. Rabbinin kudretini inkârdır. Kendini Yaratan Allah’ın kendine gücü yetmeyeceğine dair meydan okumadır.

Günah insanın kendini ve aslını inkârdır. Yok saymasıdır. Rabbinin, üzerinde tecelli ettirdiği eserleri, fiilleri, isimleri, sıfatları, şuunları nihayet Zat-ı İlahiye’yi görmemek, göstermemektir.

Su içindeki kaba göre şekil alır. Her şey niyetlere bağlıdır. Niyet toprağı altın, altını toprak eder. Sevabı günah, günahı sevap eder. Günahı küçük görsen büyür; büyük görsen küçülür.

Allah Celal ve Cemal sahibidir. Hem büyüktür, hem de güzeldir. Kur’an’da sayfa Celal ile başlar, Cemal ile biter. Afet ile başlar, rahmet ile sona erer. Kul ezelden ebede bir kitaptır. Dünyaya karanlık bir dünyadan, anne rahminden gelir. Rabbine layık bir hayat ile rahmete ve cennete layık bir halde dünyadan göçüp gider. Elbette anne rahminden çocuk, Rahim’den rahmet doğar.

Günah Celal’i, tövbe Cemal’i celb eder. Celal ancak Cemal ile kemale erer. Tövbe etmeden insanlığın kemâlâtına eremezsin.

Allah günahkâr kuluna daha bu dünyada günah ile azap eder. İç sıkıntılar günahların neticeleridir. Ne sandın?

Günah Anne Rahmine Dönmektir

İnsan rahimde kördür, görmez. Sağırdır, işitmez. Dilsizdir, konuşmaz. Annenin bedeni üzerinde örtüdür. Kendisi görünmediği gibi bu halleriyle Esma-i Hüsna’ya perdedir, göstermez. Kirli bir sudan beslenmektedir. Dünya ile karşılaştırıldığında çöplükte gibidir. Ne gariptir ki yerinden/yaşantısından memnundur. Menhus bir lezzet ile aludedir. Ayılmak da, ayrılmak da istemez.

Rahimden bir pencere açılıp dünya gösterilse çocuk dünyanın güzellikleri karşısında hayrete düşecek ve bir daha da rahme dönmek istemeyecektir. Halık-ı Rahim’in güzelliklerini gören rahimde kalır mı hiç?

Günahkâr nefsin rahminde karanlıklar içredir. Zulmettedir. Kendine de, kâinata da zulmetmektedir. Hâl diliyle Rabbini tekzip ekmektedir. Akla pencere, kalbe kapı, ruha çatı açılsa, oradan kâinata baksa rahmete erecek; tövbe, istiğfar edecektir. Aslına rücu edecek, kendine gelecektir. Ama bildiğini okumaya, nefsinin yolunda yürümeye devam edecektir. Günah içinde debelenecek, deve misali başını kuma sokacaktır. Heyhat, koca gövdesi dışarıda.

Günah Arzileşmek, İstiğfar Semavileşmektir

Celal, Cemal’e döndüğü gibi Cemal de Celal’e dönebilir. Rabbimiz Cemal ile kâinatı halk etmiştir. Gök sofrasına, maideye, ziyafetgâha çevirmiştir. İnsanı o sofranın aziz bir misafiri kılmıştır. El, ayak, göz, kulak, dil gibi maddi azalar vermiş; dokunma, görme, işitme gibi latifelere dönüştürerek azaları arzilikten çıkarıp semavileştirmiştir. Öte yandan nefs, akıl, kalb, gönül, ruh, sır gibi manevi azalar vermiş; arzı semaya yaklaştırmıştır. Arzı semaa, zikre kaldırmıştır. Göz gönül ile görmüş; dil nefs ile tatmış; kulak akıl ile işitmiştir. Aziz misafir sofraya oturmuş “bismillah” diyerek nimetlerde tecelli eden Esma-i Hüsna’yı zevk ede, ede; azalarına zerk ede, ede suya ve elmaya dokunmuştur. Helalin hesabı, haramın azabı vardır, hakikatini yedeğine alarak ihlâs ve iktisat ile sofraya eğilmiştir. İçtiği bir yudum su kalbe inmiştir. Kana karışmış, ab-ı hayat olmuştur. Bedene yayılmıştır. Bir katrecik göze gitmiş, masmavi denize dönüşmüştür. Dünyayı masmavi Esma-i Hüsna denizi olarak görür hale gelmiştir. Bir katreciği dile dönmüştür. Bir katre su dile dönmüş, dile gelmiştir. Bismillah diye diye yeri, göğü inletmiştir. Bir katresi kulağa gitmiştir. Kâinatı Yaratanı işittim ve itaat ettim, demiştir.

Simada Sinema: Esma-i Hüsna… Pek Yakında...

Aziz misafir elmayı almıştır eline. Teyakkuzdadır. Zira elma aşkı cennetten dünyaya düşürmüştür Hz. Adem ile Hz. Havva’yı. Bismillah diyerek ağzına götürür. Elma cennetten dünyaya değil, dünyadan cennete, müminin midesine düşmüştür. Dualarla vücuda yayılmıştır. Bir dilimi yüze gitmiştir. Elma, “elma yanaklara” dönmüştür. Elma önce yüze, cemale, nihayet “Cemal’ ayinesine dönmüştür. İnsanın cemalinde bir defa daha “Cemal” tecelli etmiştir. Sima bir bahr-i umman olmuştur. İşte size simada bir sinema: Esma-i Hüsna. Şimdi cennet annelerin ayakları altında değil avuçları arasında. “Elma, elma yanaklar” annenin avuçlarında. Çocuk günahsız doğar, elma günahsız mideye ağar.

“İman insanı insan eder; belki kâinata sultan eder”, hakikati gerçekleşmiştir. İnsan eşref-i mahlukat ve halife-i arz makamına yükselmiştir. Huzurludur. Her daim Huzur’dadır. Zikirle, fikirle, şükürle, tövbeyle, istiğfarla, istihsanla içtiği bir damla su, yediği bir dilim elma ile Hazret-i İnsan makamına ermiştir. Cemal’in içinde kemal tecelli etmiştir. Cemal’e cemal ile tövbe ve istiğfarla mukabelede bulunmuştur. Tövbe, istiğfarla kemâle ermiştir.

Günlerden bir gün aslını, neslini, kendini ve Rabbini tekzip etmeye, nefsini doğrulamaya meyleden, nefsinin arzularını kendine tanrı ittihaz etmiş birisi kâinat sofrasına çöker. Çökmek denilmez buna; basbayağı çöreklenmektir. Hırslıdır. İhtiraslıdır. Dünyayı yutsa, doymayacaktır. Oysa karnını topraktan başkası doyurmayacaktır. Fakat bunları düşünecek durumda değildir.

Günah tecavüzdür. Bir bardak suda fırtına koparmaktır. Kul bardak bardak suları kafasına diker. Dibi bulur. Su ab-ı hayat olabilecekken şerli su, şerr-i ab, şarap olur. Su mideye sızar. Kul sızar. Sarhoş olur. Su gözde masmavi bir deniz olmak varken, böbrekte kirli, sapsarı bir suya dönüşür. Muhakkak vücuttan atılacaktır. Kul tövbe etmedikçe muhakkak cehenneme atılacaktır.

Günahkâr kul ne tutsa içer, ne bulsa yer. Karşısına bir elma çıkar. Kabuklarını bile soymadan ağzına atar. Bir-iki derken elmalar ağızdan mideye kayalar gibi düşmeye başlar. Cennetmisal dünyadan zulmetli bir âleme, mideye düşer. Kul elma yüzünden günaha düşer. Cennetten düşer.

Yüz aç adamın karşısında utanmadan afiyetle elma yer. Yüz günahsızın huzurunda utanmadan günaha girer. Elmalar mideye düşmüştür. Elma elma yanak olup Cemal’i göstermek varken, midesini ateşle ve toprakla doldurmuştur. Şişmanlamıştır. Karın ağrıları, kalp spazmları, böbrek hastalıkları derken hayat felakete dönmüştür. Yerinden kımıldayamaz hale gelmiştir. Cemal, Celal’e dönmüştür. Cemal içinde Celal tecelli etmiştir. Ateşi çıkmıştır. Daha bu dünyada yanmaya başlamıştır.

Günah İsraftır, İstiğfar İktisattır

İstiğfar iktisattır. Kul başta beden olmak üzere nimetlere şükür, zikir ve fikirle karşılık vermiş, cennete ehil hale gelmiştir. Cemal’in içinde Kemal tecelli etmiştir.

Günah israftır. Kul başta beden olmak üzere nimetleri israf etmiş, cehenneme ehil hale gelmiştir. Cemal’in timsali nimetler zıddına, aksine, Celal’in aksine dönmüştür.

Günah kulun Rabbini şeytanla aldatmasıdır. Aldatmayı Rabbimden başka kim affeder ki… Günahkârsak da hâlâ cehennemin Celal’ini, cennetin Cemal’ine çevirme fırsatı var. Afv ve rahmet ayı Ramazan’dayız. Tövbe, istiğfar kapısı sonuna kadar açık. Şeytanın atları nefsin ahırında bağlı. Rahim, rahimdeki çocuğa merhamet edip dünya cennetine getirdiği gibi, biz günahkârları da bu günah rahminden istiğfar dünyasına götürecektir elbette.

Ramazan mide ile birlikte göz, kulak, dil, el, ayak gibi bütün latifelere oruç tutturup, günahtan alıkoymaktır. Günahlardan arınmaktır. Orucum. Canım kıpkırmızı elma ve zemzem çekiyor. Elma dedim de, aklımda Verda! Hz. Adem ile Hz. Havva. Göz göre lades dedirtmem sana. Zemzem dedim de, aklımda Meyra! Hz. M. Mustafa (sav. ) ile Hz. Hatice (r. a). Oleyyy. Neyse iftara kadar sabredeyim. Ta ki Rabbimin iftihar ettiği bir kul oleyim. Bu da sana kapak olsun Azra. Neyse Üstadımın da dediği gibi sizler günahsızsınız. Benim günahlarım için de dua edin. Haşir günü “Allah’ım neydi günahım?” demeyeyim.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum