1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Aliya'nın namaz hassasiyeti örnek olmalı
Aliya'nın namaz hassasiyeti örnek olmalı

Aliya'nın namaz hassasiyeti örnek olmalı

Sabırlı ve kararlı bir Müslüman lider

A+A-
Yavuz Ertürk'ün haberi:
 
Balkanlarda, Avrupa ve Asya’daki Müslüman toplulukların manevi liderlerinden ve Bosna’nın kurtuluşunun öncüsü, kurucu başkanı olan Aliya İzzetbegoviç'in hayatı, mücadelesi ve eserleri, onun daha ilk gençlik dönemlerinden itibaren Balkanlarda ve Türkiye’de yakından takip edilmiş, bu mücadele Aliya’nın vefatına kadar etki alanını genişleterek devam etmiştir. Cezaevi günleri, takibata uğramalar, yakın çevresindeki dâvâ arkadaşlarının şehit edilmeleri ve nihayet kıyım ve katliamlarla dolu bir savaşın ardından Bosna’nın bağımsızlığına kavuşmasında en büyük rollerden birine sahip olan Aliya, milyonlarca okur ve takipçi bırakmış ve bu milyonlar her yıl 19 Ekim tarihi başta olmak üzere, isminin ve mücadelesinin bahse konu edildiği yerlerde onu hayır dualar ve fatihalarla anmaktadırlar. Bosna şehitleri ve şahitleriyle beraber, tüm İslam şehitlerine de bu hayır dua ve fatihalar hediye edilmektedir.
 
Aliya’nın eserlerinden yola çıktığımızda onun yaşadığı düşünsel mücadeleyi ve çileli hayatının izlerini de yakinen görme imkanı bulabilmekteyiz. Savaşa tanıklık etmiş arkadaşları, gaziler, şehit yakınları ve bu zulmün şahitlerinin hatıraları da halen toplu mezarların çıktığı bu Müslüman beldesinin acısını kan gibi sıcak tutuyor ve unutulamayacak bu zulüm ortamının tahayyülümüzde canlanmasını sağlıyor. Bu tanıklardan ve o ölüm dolu günleri yaşayan isimlerden biri de Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tarih Bölümü hocalarından Dr. Abdurrahman Ademî. Abdurrahman Hoca, Aliya’nın “İslami Yeniden Doğuşun Sorunları” ve “Köle Olmayacağız” kitaplarının da mütercimi aynı zamanda. Hem Aliya’nın yakınında bulunup birebir görüşmüş biri, hem de Aliya’nın birinci dereceden çevresiyle iyi bir dostluğu olan biri olarak Aliya’yı ve eserlerini anlattı İlim Yayma Cemiyeti Ankara Şubesi’nde.
 
Sabırlı ve kararlı bir Müslüman lider
 
Konuşmasına bizzat şahit olduğu ve Aliya’nın yakın çevresinde bulunmuş dostlarından dinlediği birkaç hatıra ile başlayan Ademî, Bosna’nın kurtuluşunda önemli bir pay sahibi olan Aliya’nın namaza gösterdiği önemi ve Allah’ın huzurunda kendisini herhangi bir kuldan farklı görmeyişini anlatıyor. Öyle ki Aliya bir vakit namazını ya da Cuma namazını eda etmek için camiye ya da mescide gittiğinde nerede müsait bir yer bulursa orada kıyama durur, ne kimseyi rahatsız eder ne de cemaati yara yara ön saflara doğru gidermiş. Geldiği gibi yine sessizce çıkarmış namazını eda ettiği yerden.
 
Bosna’da, savaş zamanında kazılan, iki insanın yanyana yürüyemeyeceği ve her daim bir çamur deryası şeklinde olan kurtuluş tünelinde birkaç askerin arkasından Aliya’nın da yürüdüğü bir zamanda, önde yürüyen askerlerden biri Aliya’nın arkasında olduğunu farketmemiş ve bu çileli zamanlardan onu sorumlu olarak görerek, ona sövüp saymaya başlamış. “Keşke olmasaydın, her şey senin yüzünden başımıza geldi!” gibi ve daha ağır küfürlerle ilerlemeye çalışan askerin arkasından Aliya omuzuna dokunur ve “Bu da geçer evladım, üzülme, geçecek inşallah” diyerek ve yine askerine görünmeden onu teselli etmeye ve rahatlatmaya çalışır.
 
Takibat, cezaevi günleri ve şehitler
 
Hatıralarla başladığı konuşmasına Aliya’nın İslamî konular üzerine kafa yoruşu ve Müslümanların kurtuluşu üzerine verdiği mücadele ve eserleriyle devam eden Ademî, Aliya’nın tüm İslam âleminin dertleriyle dertlenerek bir takım çözümler üretmeye çalıştığını, eserlerini de böyle bir dert edinmeyle oluşturduğunu belirtiyor. 1940’lı yıllarda, daha ilk gençlik dönemlerinde bu konuları bir grup arkadaşıyla konuşup ele almaya başlamış, bu çalışmalarından ötürü takibe alınmış, o dönemki arkadaşlarından Enver Kaytas şehit edilmiş, bir kısım arkadaşı ise cezaevine tıkılmıştır.
 
Hiçbir yıldırmaya boyun eğmeyen Aliya’nın 50 yıl kadar önce basılan ve bugün halen etkisini koruyan İslam Deklarasyonu adlı kitabına da değinen Ademî, bu eserin, kendisinden 50 küsur yıl önce Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi’nin yazdığı “Muhalefetin İflası” kitabı gibi, yazıldığı dönemin değil her dönemin eseri olma özelliği kazanmış bir eser olduğunu belirtiyor. Aliya’nın Türkiye üzerine çok düşündüğünü ve tüm hayatı boyunca Türkiye’nin pozisyonunun Bosna ve Balkanlar için hayati bir durum arz ettiğini göz önünde bulundurarak düşünsel ürünlerini ortaya çıkardığını da ekledi Hoca. Aliya, Türkiye’nin gelişimi ve gerileyişinin Bosna’yı ve Balkanlardaki tüm toplulukları da derinden etkileyeceğini düşünmekteydi. Çünkü Bosna ve Balkanlardaki Müslüman topluluklar Türkiye’ye dinî, tarihî ve kültürel olarak çok güçlü bir bağla bağlıdır.
 
Dünya kocaman bir propaganda makinesi!
 
13. asırdan itibaren Müslüman olmaya başlayan ve Osmanlı Devleti’nin Balkanlara hakim olmasıyla beraber İslam’ın iyice yaygınlaştığı Balkanlarda ciddi bir Müslüman nüfusun bulunması Avrupalıları rahatsız etmiş ve Avrupa’daki bu Müslüman topluluklar daima olumsuzlukların baş müsebbibi olarak lanse edilmiş. Asırlardır devam eden bu propaganda hareketi Aliya dönemi Bosna’sını ve tüm Müslüman Balkan halklarını ciddi manada rahatsız etmiş ve rahatsız etmeye de devam etmektedir. İslam’a ve Müslümanlara karşı yürütülen bu tahammülsüzlük hareketi dünyayı adeta bir propaganda makinesine dönüştürmüş ve son dönemlerin en büyük din savaşlarından birinin patlamasına da sebep olmuştur. Savaştan sonra ise Bosna Müslümanları Avrupa’yı işgal edecekleri korku ve endişesiyle propaganda unsuru haline getirilmişlerdir. Aliya tüm bu olumsuzluk ortamlarının birebir tanığı olarak kalmamış, bu savrulmaları ve kıyımları yaşamış biri olarak da tarihe tanıklık etmiştir.
 
Aliya İzzetbegoviç'in hayatı, mücadelesi ve eserleri üzerine konuşan Dr. Abdurrahman Ademi, Aliya’nın İslam ve Müslümanlar üzerine zihninde kurguladığı ve eserlerinde de dile getirdiği konuları hatıralar eşliğinde özetlemeye çalıştı. Konunun sonuç cümlesi ise Kur’an merkezli düşünme ve bu düşünmeyi tatbik etmek şeklinde öne çıktı.
 
Kaynak: Dünya Bizim
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.