1. YAZARLAR

  2. Nurettin HUYUT

  3. Alevilere ulaşmak
Nurettin HUYUT

Nurettin HUYUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Alevilere ulaşmak

A+A-

M. Ali Bulut, Alevi yazar Rıza Zelyut’la, (Üstad’a “Belaüzzaman” demesi üzerine) yaptığı görüşmeden sonra şunları söylüyor.

“Tabii Bediuzzaman’ın böyle algılanmasında nurcuların da payı olsa gerek. Yani Sayın Zelyut gibi en azından ‘ateist’ olmayan bir alevi yazara bile Bediuzzaman’ı doğru anlatamamışlar.”
“…  bir heyet, Zelyut’u ziyaret edip, itirazlarına medeni cevaplar verebilir!” diyor. Yol gösteriyor…

Güzel bir teklif ve bence de gidilmeli… Teklif güzel olmasına güzel de sadece Rıza Zelyut’a mı gidilmeli yoksa tüm aydınlara mı gidilmeli? Şöyle bir fikir aklıma geldi:

Türkiye’de birçok kesim var ki, onlara acilen ulaşılması gerekiyor. Risale-i Nurları onlara vermek ve onların da bu hakikatlerden nasiptar olmalarını sağlamak için…

Mesela haspihanede yatanlara ulaşmak ve onların dertleri ve gamlarını hafifletmek belki hidayetlerine vesile olmak…

Hastahanelere gitmek, hastaları ziyaret etmek ve onların hastalıkları ile hemhal olmak ve birazcık olsun teskin etmek, mümkünse hidayetlerine vesile olacak hakikatleri göstermek…

Spor tesislerine gitmek ve orada yuvalanmış gençleri bulmak ve onları gayesiz, hedefsiz, nefsanî yaşantılarından birazcık olsun koparmaya çalışmak ve belki de hakkı görmelerini sağlamak…

Kahvehanelere gidip orada hayatını ve belki de kendisi ile beraber onlarca insanın hayatlarını karartan bedbahtları bularak onlara hak ve hakikatleri anlatmak ve onları azıcık da olsa bu nurlardan haberdar etmek…

Aydınları ve fikir babalarını ziyaret ederek onlara Risale-i Nur hakikatlerini göstermek ve onların yanlış yazmalarını engellemek ve mümkünse hidayetlerine kapı açmak…

Evlerinde akşama kadar dedikodu dinleyen hanımları ziyaret etmek ve onların bu denli hayatı boşa geçirdiklerini göstermek ve hidayetlerine vesile olacak bir iki hakikat anlatmak…

Milliyetçi gençleri ziyaret etmek ve onların nasıl bir hastalığa yakalandıklarını göstermek ve onların da bu eserlerden nasiptar olmalarını sağlamaya çalışmak…

Yine kendilerine imandan kurandan bahseden kimseleri, hakiki önderleri kalmamış Roman vatandaşların çadırlarını ziyaret etmek ve onlara bu hakikatlerden bahsetmek haberdar etmek…

Sokak çocuklarına ulaşmak ve onların yanlış kişiler tarafından eğitilmelerini engellemek ve onlara da bu hakikatleri anlatmak…

Ve en önemlisi Alevilere ulaşıp onların da bu hakikatlerden nasiptar olmalarını sağlamak için Cem evlerini ziyaret etmek, onlar gibi olmak ve onlara bu hakikatleri ulaştırmak…

Toplumun diğer kesimlerini yazmaya gerek var mı? Sanırım onların hepsinin bu hakikatlere ihtiyacı var ve bir an evvel onlara ulaşmak gerekiyor.

Ha bir de bu kesimler sadece yurt içinde olanlardır. İslam dünyası var ve bir de insanlık dünyası var.

Özetle 6,5 milyar insana ulaşmak ve bu hakikatleri onlara anlatmak, göstermek ve bu nurlardan istifade etmelerini sağlamak gerekiyor.

Hem de “medenilere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir.” Kaidesi içerisinde kalarak hareket etmek, “biz muhabbet fedaileriyiz” sloganına yapışarak bu insanlara ulaşmak…

Evet, söylemesi o kadar kolay ki, on dakikada bu insan kitlelerini sayıp dökebiliyorsunuz. Ama iş bu kitlelere ulaşmaya gelince işte orada biraz durulması gerekiyor.

Sn. Şemsettin Türkan ile yaptığım bir söyleşide mealen şunları söylemişti. “ABD de dörtyüz hapishane var ve her birinde 1500’e yakın mahkûm yatıyor. Bu mahkûmların çoğunun hak ve hakikatten haberi yok. Hemen hepsi birilerini bekliyor ki, gitsin onlara hak ve hakikati anlatsın, imandan Kur’an’dan bahsetsin hidayetlerine vesile olsun. Gidilince de hayli güzel neticeler alınıyor” demişti. Daha birçok yapılması gereken işleri sıralamıştı…

Gönül istiyor ki, gerçek anlamda bir organizasyon yapılsın ve bu değişik insan katmanlarına ulaşılsın ve bu hakikatler onlara anlatılsın ama her zaman evdeki hesap çarşıya uymuyor. “Hidayet Allah’tandır” amenna… Fakat hidayete vesile olacak vasıtaların da ulaşması şart.

Bunun için her şeyini feda edeceklere şiddetle ihtiyaç olduğu açıktır. Bir de bilinçli ve sitemli organizelere ihtiyaç var. Ayrıca, saymış olduğumuz bu kesimlere ulaşabilecek ulaşım ve iletişim araçlarına…

Bütün bu saydıklarımız içinde aslında en sonda gidilmesi gerekenler aydın kesimlerdir. Onların inadına uzak durmasında Nurcuların çok fazla suçu yok, evet gidilmesinde yarar var ama onlar isteseler iki tuşla bu hakikatleri bulabilir ve okuyabilirler.

Bir vesile olmadan gittiğinizde de kendilerini kapalı tutacakları açıktır.

Ama toplumun diğer kesimleri öyle değildir. Onlar aydınlar kadar rahat bir şekilde istedikleri bilgilere ulaşmakta gerekli donanım ve bilgiye sahip olmayabilirler. Özellikle hasta ve musibete giriftar olanlar. O nedenle bu kesimlere usulüne uygun gidildiğinde çok güzel tepkiler alınacağı muhakkaktır.

Bugün milyonlara varan Nur Talebelerinin bir şekilde bu insanlara ulaştığı muhakkaktır. Ancak demek ki, bu yeterli olmuyor. Daha çok çalışmak ve daha çok gayret istiyor. En azından kıyıda köşede kalmış insanların yarın mahşerde yakamıza yapışmamaları için…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum