1. YAZARLAR

  2. Abdulkadir MENEK

  3. 20. yüzyılın başlarında Selanik ve Bediüzzaman (1)
Abdulkadir MENEK

Abdulkadir MENEK

Yazarın Tüm Yazıları >

20. yüzyılın başlarında Selanik ve Bediüzzaman (1)

A+A-

 
Yunanistan’ın ikinci büyük şehri ve  limanıdır. Nüfusu bir milyonun üzerindedir. Sultan I. Murad tarafından Osmanlı topraklarına katılmış ise de, o günün şartları gereği birkaç sefer el değiştirdi. Sultan II. Murad tarafından 1430 yılında kesin olarak Osmanlı Devletine katıldı. 
İspanya’da sayıları yüz binleri bulan Yahudiler din değiştirip Hıristiyan olma veya ülkeyi terk etme tercihleri ile karşı karşıya bırakıldı. Avrupa’da hiçbir ülke Yahudileri kabul etmeye yanaşmadı. Bir kısım Yahudiler takiyye yaparak Hıristiyanlığı kabul ettiklerini açıkladılar.  Fakat daha sonraları bunların sadece görünüşte din değiştirdikleri anlaşılınca, yapılan zulümlerin şiddeti daha da arttı. Bunlara yardım eli Osmanlı Sultanı II. Bayezid tarafından uzatıldı.İspanya’da zulme uğrayan  Sefarad Yahudilerinin Sultan II Bayezid tarafından 1492 yılında  Osmanlı Devletine kabul edilmesi ve Selanik’te iskân edilmeleriyle birlikte bu şehre büyük bir Yahudi göçü başladı ve nüfus olarak çoğunluğu ele geçirdiler. Yahudilerin bir kısmı da İstanbul’a ve İzmir’e  yerleştirildi.Bunlar yüz yıllarca Osmanlı vatandaşı olarak barış ve huzur içinde yaşadılar.

Osmanlılar tarafından şehrin ortasına beyaz taşlardan oluşan yüksek bir kule inşa edildi. Daha sonraları bu kule ‘’Beyaz Kule’’ adıyla şehrin simgesi haline geldi. Selanik, Balkan Savaşının sonuna kadar Osmanlı devletinin idaresinde kaldı ve bu savaşın sonunda 1912 yılında imzalanan Bükreş antlaşması ile Yunanistan’a bırakıldı. .(1) 

17 yüzyılda Sabetay Sevi tarafından başlatılan  Sabetayizm düşüncesi Selanik’te Müslüman olan Yahudiler tarafından çok büyük bir  alaka ile karşılandı. Sabetay Sevi,  Yahudiler arasında 1648 yılında Mesihliğini ilan ettikten sonra, Osmanlı yönetimi tarafında tutuklandı. Hayatta kalması, İslamiyeti kabul etmesine  bağlanan Sevi, görünüşte İslamiyeti kabul ederek Mehmet Aziz Efendi ismini aldı ve canını kurtardı. Ancak hiçbir zaman gerçek anlamda Müslüman olmadı.  Onunla birlikte çok sayıda Yahudi de aynı yolu takip etti. Ancak bir kısım Yahudiler, görünüşte de olsa Müslümanlığı kabul etmeyeceklerini ifade ederek, Sabetay Sevi’den ayrıldı. Fakat Sevi her şeye rağmen Yahudi inançlarına bağlılığını hep sürdürdü. Çok sayıda Yahudi de aynı yolu takip etti. ‘’Sabetayizm’’ ve ‘’Dönmecilik’’ bu şekilde yaygınlaştı. Çok kapalı ve inançlarını gizleyen bir topluluk olarak, birbirlerine son derece bağlı bir şekilde yaşadılar. Sabetayizm, özellikle Selanik ve çevresinde büyük bir taraftar kitlesine sahip oldu.  Osmanlı topraklarındaki ilk mason locası Selanik’te kuruldu. 500 yıla yakın bir süre boyunca Osmanlı Hakimiyeti altında bir barış, kültür ve kardeşlik kenti olarak önemli bir iz bıraktı

1905-1906 yılında Osmanlı yetkililerinin yaptığı son nüfus sayımına göre, Müslümanların sayısı 24.699 (%30.75), Rumların sayısı 10.594 (%13.19), Yahudilerin sayısı 44.331 (%55.20) ve diğer kavimlerin toplamı ise 675 (%0.84) kişidir. 1913 yılında Yunan idaresinin yaptırdığı ilk sayımın sonuçlarına göre, Selanik’in nüfusu 157.889’du ve bunların 39.956’sı Yunan (%25.30), 61.439’u Yahudi (%38.91), 45.867’si Türk (%29.05), 6263’ü Bulgar (%3.96) ve 4364’ ü diğer milletlerden (%2.76) oluşuyordu. (2) Selanik’teki Müslüman nüfus içinde, hatırı sayılır bir oranda Yahudi Dönmesi-Sabetayist bulunuyordu.  Selanik’te dönmelere kesinlikle ‘’bey’’ diye hitap edilmez, onlara ‘’efendi’’ denirdi.  O sıralar Selanik Belediye Başkanı olan Sabetayist Hamdi Efendi, Sultan Abdülhamid’in izniyle ‘’bey’’ ünvanına yükseltildi.(3)

Bu sayımların sonucundan, Selanik’in Yunanistan’a devredilmesi ile birlikte çok sayıda Yunanlının şehre gelip yerleştiği ve demografik yapıda büyük değişmelerin meydana gelmeye başladığı görülmektedir. Çok geçmeden sadece üç yıl sonra, 1916’da Yunan nüfusunun oranı % 40’a yükseldi.  1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile yapılan nüfus mübadelesi sonucu, Anadolu’da yaşayan binlerce Rum ile Selanik’teki Türklerin mübadelesi gerçekleşti. 1912-1940 yılları arasında 25 bin kadar Yahudi, Selanik’i terk etmek zorunda kaldı ve 2. Dünya Savası sırasında 46 bin Selanik Yahudi’si Nazi kamplarında öldü ve Selanik Şehri tamamen Helenleşti.(4)

19. yüzyılın ortalarında Selanik’te altısı küçük olmak üzere 18 adet kilise, bir Osmanlı Kadı Siciline göre, çoğu bakımsız olmak üzere 34 adet camii, 49 adet mescit ve 20 civarında sinagog bulunmaktaydı.(5) Yahudilere ait 16 mahalle,  Hıristiyanlara ait 12 mahalle ve Müslümanlara ait 43 adet mahalle mevcuttu. Selanik’te 1846, 1847, 1848 ve 1856 yıllarında büyük oranda can ve mal kaybına yol açan büyük yangınlar olmuştu. 1814 yılında Selanik’te meydana gelen veba salgınında 15 bin kişi, 1837–1838 yılları arasında meydana gelen salgında ise 6 bin kişi ölmüştü. 1832 ve 1848 yılında meydana gelen iki ayrı Kolera salgınında ise binlerce kişi hayatını kaybetmişti.

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında Selanik Limanı çok hareketliydi ve büyük bir ticari hareketliliğe sahne oluyordu. Yine 19. yüzyıl içerisinde Selanik, demiryolu ile, Mitroçiva, Üsküp, Belgrat, Manastır, Dedeağaç ve İstanbul’a bağlanmıştı.  Bu ekonomik hareketliliğe bağlı olarak Selanik’te her kesime hitap eden okullar, bankalar, fabrikalar, oteller, kafeler, hanlar ve lüks mağazalar bulunmaktaydı. Ticaret hayatı bakımından bir fikir vermesi açısından söylemek gerekirse,  1898’de Selanik’te bulunan 2 bin esnafın 446’sı kunduracı, 302’si terzi, 297’si marangoz, 290’ı tenekeci, 106’sı demirci ve geri kalan 559’u da diğer meslek gruplarına mensup esnaftan oluşuyordu.(6)

Dipnotlar:
1-Meydan Larousse, 17. Cilt.
2-Meropı Anastassıadou, Selanik, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul, 2001, Sayfa:89-90
3-Soner Yalçın, Efendi, Doğan Kitap, İstanbul, 2004, Sayfa:57
4-Meropı Anastassıadou,  Age, Sayfa:380-381
5-Meropı Anastassıadou,  Age, Sayfa:44-53
6-Meropı Anastassıadou,  Age, Sayfa: 299

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.